ZİRVEDEN İNMİYOR

Mercimek ve bulgur üretiminde dünyada ilkleri hayata geçirerek, zirveye diktiği kalite bayrağını dalgalandırmaya devam eden As Besin, sektöründe lider kuruluşlardan biri olmayı sürdürüyor.

Sektöründe ilklerin firması olarak bilinen As Besin’in, Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Beken ile firmanın geçmişini, gelişimini, projelerini ve gündemi konuştuk.

-“Ticari hayata ne zaman ve nerede başladınız? Firmanın kuruluşundan ve gelişiminden bahseder misiniz?”
“16 YAŞINDA BABA MESLEĞİNİ DEVRALDIM”
-“Kızıltepe’de buğday alım satımı yapardık. Baba mesleği. Bende babamın yanında çalışıyordum. 16 yaşlarındaydım. Babam vefat ettiğinde mesleğe ben devam ettim. 1990 yılına kadar Gaziantep’e kırmızı mercimek, buğday, arpa sattık. 1990’da buğday, mercimek işletmeciliğine başladık. 1991’de Şehreküstü’de mercimek fabrikası açtık, işlettik. 1995’te Başpınar’daki yerimizin inşaatına başladık, 1996’nın sonuna doğru buraya geçtik. Burada 12 bin metrekare toplam alanımız var. Kırmızı mercimek yatırımını bitirdikten sonra birkaç sene sonra 2005’te Antepfıstığı üzerine bir işletme kurduk. Dondurma yan sanayi, çikolata yan sanayine Antepfıstığı işleyip satıyoruz.
2008’de bulgur fabrikası inşaatına başladık, 2009’un 10.ncu ayında bulgur fabrikamızı faaliyete geçirdik. 2009’dan bu yana bulgur üretimi de yapıyoruz. Şu anda mercimek, Antepfıstığı ve bulgur üretimi yapıyoruz. Şehreküstü’te 4-5 işçimiz vardı, şu anda 70 civarında çalışanımız var. Eski teknolojiyle üretim yapsak, bugün işçi sayımız 500’ü bulurdu. Firmamız, zaman içerisinde hep kendini yenileyerek ve kalitenin adı AS sloganıyla piyasada kendine apayrı bir yer edinmiştir. Sulu yıkama temizleme sistemini devre dışı bırakarak kuru sisteme geçen ilk firma olmuştur. Fıstık sektöründe de faaliyet gösteren firmamız, Türkiye’de ilk ve tek el değmeden hijyenik şartlarda üretim yapan tesise sahiptir.”

-“İlklerin firması olarak biliniyorsunuz? Hangi ilkleri yaptınız, bahseder misiniz?”
“DÜNYADA İLKLERİ YAPTIK”
-“Bulgurun üretiminde çağ atlandı. Şu anda biz bilgisayar ortamında bulgur üretiyoruz. Eskiden kazanlarda pişiriyorlardı, yerlere seriyorlardı. Bizdeki bulgur üretimi kapalı sistemle üretiliyor. İlk olarak biz yaptık. Mercimektede ilk top taneyi biz yaptık. Mercimeğin ikiye kırılmadan kabuğunu soyduk. Mercimekte de kuru sisteme geçen ilk fabrikaydık. Kapalı sistemde bulgur ürettik. Gerek mercimekte, gerekse bulgurda bırakın Türkiye’yi dünyada ilkleri yaptık. Elektronik ortamda bilgisayarlı sistemle üretim yapıyoruz. Şu anda bulgur üretimi bilgisayarla yönetiliyor. Ekranda takip ediyoruz. Bizden sonra aynı sistemle üretim yapanlar oldu. As besin ilklere devam edecek”

-“Mercimek ve bulgurda kapasiteniz ne kadar? İhracat var mı?”
“DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA AS KALİTESİ GİDİYOR”
-“Kırmızı mercimekte kapasitemiz günlük 100 ton, bulgurda da yine günlük 100 ton.
Mercimek denince akla As mercimek geliyor. As besin ürünleri kaliteli, olduğu için tercih ediliyor. Kızıltepe ve çevresinden mercimek alıyoruz. Kızıltepe, Mezopotamya ovası toprakları. Bol güneş alıyor, toprağı ve havası güzel. Bu nedenle ürünleri daha lezzetli oluyor. El değmeden bulgur, el değmeden mercimek üretiyoruz. Fiyatlarımız uygun. İç piyasada da kalitemizle iyi yerdeyiz. Ürünlerimizin yüzde 40’ı ihracata gidiyor. Dünyanın dört bir yanına ihracatımız var. Avrupa ülkeleri, Ortadoğu, Amerika, Avusturalya’ya kadar ihracat yapıyoruz.”

-“Yatırım yaparken, nelere dikkat ediyorsunuz?”
“KRİZİ FIRSATA DÖNÜŞTÜRDÜK”
-“Kriz olan senelerde yatırım yapıyoruz. Daha ucuza mal ettiğimiz için. Mesala mercimek fabrikamızı kriz döneminde hayata geçirdik. Fıstık yatırımı, bulgur yatırımını da yine kriz döneminde yaptık. Yani krizi fırsata dönüştürdük.”

-“Mercimek fiyatlarında artış olmadığını görüyoruz. Fiyatlar neden düşük?”
“MERCİMEK EKİMİ TEHLİKEDE”
-“Mercimek fiyatları ucuz. Fiyatların ucuz olması, üretici açısından iyi değil. Kırmızı kabuklu mercimek, son 5 senedir aynı fiyatlarda, hatta daha da geride. Geçtiğimiz yıl, kabuklu olarak kiloğramı 1.35 kuruştu, bu sene fiyatlar 1.20 kuruştan açıldı, şu anda da 1.10 kuruş. Fiyatlar bu şekilde düşük devam ederse, çiftçi ekim yapmaz ve ekim alanları daralır. Çünkü üretici bu fiyatlardan para kazanmıyor. Bugün buğdayın kilosu 80 kuruşa ulaşmış. Bir çiftçi bir dönüm buğdaydan 700-800 kiloğram ürün alırken, kırmızı mercimekten bir dönümde en iyi şartlarda 150 kiloğram ürün alınıyor. Mısırdan ise dönüm başına 1 ton 200 kilo ürün alınıyor. Mısırın kilosu 60 kuruş, mercimeğin kilosu 1.10 kuruş, buğdayın kilosu da 80 kuruşsa, üretici buğday eker, mısır eker, niye mercimek eksinki? Yani mercimek ekimi tehlikede. Fiyatlar bu şekilde devam ederse ekim alanları azalır. Devlet üreticiye destek vermeli.”

-“Türkiye’de üretilen mercimeği kalite yönünden dünyanın diğer ülkelerinde üretilen mercimekle kıyaslarsak neler söylersiniz?”
“TÜRK MERCİMEĞİ HER YERDE ARANIYOR”
-“Kalite yönünden Türk mercimeğinin üzerine başka bir mercimek yok. Yanlız mercimek değil, bütün ürünlerimiz kalitelidir. Bizim buğdaylarımızın kalitesi dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Sert buğdayımız, makarnalık durum buğdayımızın kalitesini dünya bilir. Türk mercimeği her yerde aranıyor. Mercimek tüketilen ülkelerde Türk mercimeği tercih ediliyor. Ama aşırı bir fiyat farklılığı ile değil.”

-“Bu yıl Türkiye’de mercimek rekoltesi ne kadar? Türkiye’nin ihtiyacı nedir?”
“MERCİMEK REKOLTESİ YÜKSEK”
-“Türkiye’nin mercimek ihtiyacı, 300 bin ton işlenmemiş, 225 bin ton da işlenmiş mercimektir. Mercimekte bu sene 400 bin ton civarında rekolte var. Yani iç piyasaya yetecek kadar mercimeğimiz var.”

-“İşçi bulmakta sizde sıkıntı yaşıyor musunuz?”
“EKONOMİ İYİ GİDİYOR”
-“İşçi sıkıntısı var. İşçi bulamıyoruz. Türkiye’de işsizlik yok, Türkiye’de iş beğenmeme var. Ekonomi iyi gidiyor. Kötü değil. Mevcut hükümeti takdir ediyoruz. Türkiye’yi belli bir noktaya getirdiler. Kime soruyorsan ‘benim işim iyi değil’ diyor. Geçen yıl arabası yoktu araba almış, evi yoktu ev almış, ama işim iyi değil diyor. Ağız alışkanlığı olmuş. Gaziantep ekonomisi de Türkiye ekonomiside kötü değil, gayet iyi.”

-“Bulgur sektörünün en büyük sorunu nedir?”
“BULGUR BAĞIRSAK KANSERİNİ ÖNLÜYOR”
-“Sektörün sorunlarından biri bulgurun tanıtımı eksik. Onun üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Afrika ülkeleri bulguru tanımıyor. Afrika bulguru yemiyor, prinç tüketiyor. Bulgur sağlık açısından pirinçten daha faydalı. Bulgurun insan sağlığına faydası çok. Bağırsak kanserini bile önlüyor bulgur pilavı.”

-“Suriye’deki olaylardan bir sanayici olarak etkileniyor musunuz?”
“NAKLİYE MALİYETLERİ YÜZDE 200 ARTTI”
-“Suriye’deki olaylar tabiki bütün sanayicileri etkiliyor. Örneğin bizim Suriye’ye ihracatımız var. Birde Suriye üzerinden diğer ülkelere ihracat yapıyoruz. Suriye üzerinden diğer ülkelere gönderdiğimiz ihracatta bayağı problem oldu. Nakliye maliyetlerimiz yükseldi. Mesala Ürdün’e Suriye üzerinden ihracat yapıyorduk. Olaylardan dolayı deniz yoluyla göndermeye başladık. Deniz yoluyla gönderince hem geç gidiyor, hem de maliyet yükseliyor. Suriye üzerinden gönderdiğimizde, ürünlerimiz üç gün sonra Ürdün’deydi, 4 gün sonra Suudi Arabistan’daydı. Şimdi öyle değil, gönderiyoruz 1 ayda Ürdün’e, Suudi Arabistan’a ulaşıyor. Maliyet yaklaşık yüzde 200 arttı. Suriye Ortadoğu ülkelerine geçiş kapısı. Suriye’de inşallah erken bir zamanda düzelme olur.”

-“Gaziantep’in gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Size göre belediyeler başarılı mı?”
“BELEDİYELER ÇOK GÜZEL ÇALIŞIYOR”
-“Gaziantep’te güzel gelişmeler var. Belediyeler çok güzel çalışıyor. Gaziantep’in çehresi değişti. Gaziantep’in bundan 10 sene önceki haliyle bugünkü halini yan yana koysanız tanımazsınız. 10 sene önce organize sanayi bölgesindeki yollarda bile asfalt yoktu. Yani Gaziantep’in tüm çehresi değişti. Belediyeler daha nasıl olsunki? Gaziantep son yıllarda bir şehir görümünü kazandı. Misafirlerimiz çok şaşırıyorlar, eskiye göre çok büyük değişiklikler var diyorlar. Eskiden havaalanından girdiğinde, bir gecekondu köyüne giriyor gibi olurdunuz. Öyle bir görüntü vardı, şimdi mesala çevre yolları, köprülü kavşaklarıyla herşeyiyle değişti Gaziantep. Modern bir şehir oldu. 15 yıl önce büyük bir köydü. Modern şehirleşme 15 yıl önce yoktu. Hafif raylı sistem güzel oldu. Toplu taşımacılık Gaziantep için mecburiydi, olması gerekliydi.”

-“Başarılı olmak isteyen genç işadamlarına bir öğüdünüz olacak mı?”
“ÖNCE DÜRÜST OLACAKSIN”
-“Başarılı olmanın yolu, dürüstlük ve çok çalışmaktan geçer. İnsan önce dürüst olacak, sonra ticaret yapacak.”

-“Hedefleriniz nelerdir?” “SIRADA MAKARNA VE YEM FABRİKASI VAR”
-“Doğalgazla bulgur pişirme yerine, kömürle pişirmeyi hedefliyoruz. Amacımız hem enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmak, hem de maliyeti azaltmak. Ayrıca hedefimizde, 3-4 senede bir yeni işletmeyi faaliyete geçirmek var. Amacımız sürekli yatırım yapmak. İşletmeyi çoğaltmak ,insanlara iş imkanı yaratmak, devletimize daha çok vergi vermek.

Yeni yatırım olarak hedefimizde makarna üretimi var. Makarna yatırımının ardından yem fabrikası yatırımı planlıyoruz.”



Röportaj:MERAL KINACILAR

Kaynak: Gaziantep Güneş Gazetesi